Kaybolmuş Ruhlar

Delilik aslında kontrolden çıkmak değildi,özgür bırakmaktı ruhu hayata ve zamana karşı.. Peki ya akıllı olmak bunun anlamı neydi? Toplum tarafından kabul görmek,iş bulmak,ev almak,evlenmek. Çocuk sahibi olmak ve en önemlisi de sorgulamamak ve kabul etmek.. Buydu demi toplumun bakış açısı akıllıya.. Çünkü sorgulamaya başlayınca var olma sebebini, düzeni deli rozetini iliştiriverdiler hemen üzerine.. Sivrilmeye başladın kalabalıklar içinde. Bütün deve kuşları kafasını kuma gömerken sen gökyüzüne bakıyordun.. Doğru sendin ama doğruları sevmeyen bir toplumda yaşıyordun.. Şişştttt aman sus diyenleri duyuyor musun. Ben duyuyorum. Sessiz kalamıyorum. Belki kurtarılacak bir ruh daha bulurum diye direniyorum…
Ruhlar çığlık atamazlar çünkü..

Adını Sen Koy…

Kaçmayı çok sevdik evden, saygıdan, sevmekten… en sonun da hayattan kaçmayı da başardık!. Zaman mı bizi değiştirdi yoksa biz mi zamanı değiştirdik?. Oysaki eskiden hayat ne kadar güzeldi, tek odalı evler de sıcacık sohbetler olurdu , sobanın üstünde fokurdayan çaydanlık sanki o sohbetlere eşlik etmek istercesine her saniye daha da fokurdardı. İnsan insanı görünce tanımasa bile selam verirdi, kibir yoktu içimizde. Yardım etmeyi de çok severdik , yaşlı teyzeler pazardan dönerken ellerindeki poşetleri alıp hiç mi taşımadık , mahallemizde birileri taşınırken hiç mi el atmadık. Öyle şimdiki gibi herkeste cep telefonu yoktu ama yine de akrabalar birbirlerine uzak değildi hatta ev telefonu ile konuşurken sana çok yazmasın biraz da ben arayayım demedik mi. Mahalleye yeni taşınan bir aile olunca ev görmeye gidip hoş geldiniz demedik mi. Ama şimdilerde öylemi insan insandan kaçıyor. Herkes daha iyi bir yaşam sürmek için gece gündüz demeden çalışıyor ne için. Eskilerden daha iyi hayatımı yaşıyorlar peki? hiç sanmam. Artık sokaklar da çocuklar oynamıyor Mehmet topa vurunca evin camı kırılmıyor ,hiç zilimize basıp kaçan çocukta yok. Tüm bunların suçlusu bilgisayarımı yoksa?. Bizim aterimiz olurdu o zamanlar en iyisi oydu ama ısınınca bozulacak diye korkardık kapatıp sokağa çıkardık yine kendi bildiğimiz oyunları oynardık. Akşam ezanı okununca herkes eve dağılırdı evde hep beraber yenirdi yemekler. Ne oldu bizlere şimdiler de hayatımızdan çok memnun muşuz gibi yaşıyoruz öylemiyiz acaba ya da öylemi görünüyoruz. Çalış Çalış anne babalar çocuğunun yüzünü göremez olmuş sorarsan evlatlarımız için çalışıyoruz derler bilirler mi ki aslında çocuklarıyla ilgilenmeyip onlara en kötü şeyi yaptıklarını Her şey çalışıp para kazanmak mı olmuş hepimiz alışveriş manyağı olmuşuz eski bir şey de giyemiyoruz artık ayıp çünkü değil mi hiç mi yamalı pantolon giyen çocuklar olmadınız. Birbirimizden, özümüzden, hayatı yaşamaktan ve sevmekten neden bu kadar kaçar olduk?

Arayış

Tıpkı yeni aldığım bir kitap gibiydin. İlk bakışta hiçte kolay bitmeyecek gibi gelmişti.  Öyle de oldu.her sayfanı her satırını yıllarımı vererek, altını çizerek okumaya başladım. Sayfaları her çevirişimde başka bir ben oldum. Kendimi tanımaya mı çalışıyordum yoksa sen beni başka hayatlara mı sürüklüyordun farkında değildim.ama yarım kalmalıydın. Bitirilmemiş işler gibi aklımın her zaman bir köşesinde olmalıydın.. Artık başka bir şehirde başka bir kitap alma zamanım geldi galiba. Ya bu ateş beni de yakarsa diye düşünmeden yola çıkma zamanı.. Belki bir gün yarım kalanı tamamlamak üzere tekrar sayfalarını açarım..Ya ben yada ne kadar yarım kalsan da sen olarak …

Kısa Kısa Yaşamak

İnsanların her zaman bir görevi yerine getirmek için hayatlarımıza müdahil olduğunu düşündüm hep.. Yerine getirilmesi gerekenleri yapıp bir şekilde hayatlarımızdan çıkmalarını izledik.. Bizde başkalarının hayatlarına bu şekilde müdahil olmadık mı ? Mutlu ederek yada izler bırakarak uzaklaşmadık mı onlardan ? Bavula gerek olmadan yaşanmışlıkları bagajlara yerleştirip bizi bekleyen yeni görevlere doğru adım atmadık mı hiç ?Kısır döngü içinde o hayattan bu hayata savrularak. Hedefleri ya biz belirledik yada biz farkına varmadan onlar tarafından seçilmedik mi ? Sorular sorular sorular… Sıkıştığım bu hayatın  bana özel af ilan etme zamanı gelmedi mi daha..

…salyangoz gibi. Harikulade.