the_old_man_and_the_sea_by_spartanen-d5isjwt

Anlamsızlık

Kim senin pişmanlığını sen gibi ciğerlerinde yıpratır? Olmadı nasıl anlatır ya da nasıl yaşarsın ki attığın adımlar sebepsizlikle sevişirken? Kime ne? Ne ne kadar mantıklıysa ve mantıksızsa aklımı kim kemirdiyse çabuk geri versin. Benim aslında özgürlüğüme düşman ve kin güden. Söz vermek gereksiz yapmayacaksan siyasetin hayat kadını mantalitesi de tutulmayan sözlerden değil mi? Hiç mi yokluktan doğdu? Var olduğun anlamında küçük küçük izlenimler doğururken doğurulmuş yaratıklar, yalanların mantık kuralları çerçevesine sığdırılmış olmasıdır doğru olan. Terk etmek sebepsizse terk edilen anlamsızdır. Bakmak boğulurcasına bakmak ne denli derine inilirse o denli silinir mecburi ihtiyaç saydıklarımız. Boş olunca bal kovanı olsan anlamı yok bir noktadan başlamak gerektiğinde kendini düze çıkartmak en mantıklısı. Sen aslında dudaklarımdan saldığımda sakalıma sıvanan tükürüğüm gibisin. İğrenç! Ve siktir dedirten her ne varsa senin için söylenmiş ‘anlamsızlık’.

Kin kusturan kurmaca yarınların anlamını derinlerde aramak yerine küçük ve değersiz aptallıkların bizi ne ölçüde etkilediğini çözmemiz daha etik olurdu ve arkamıza döndüğümüzde geride kalanlara içimiz acıyorsa küçük aptallıkların en büyük kurbanı biz olmuşuz demektir. Ne zaman ne şekilde yaşayacağına karar verecek seviyede yaratılmış yaratıklardır insanlar. Kaybedileni aramak aptallığın en aşikar şekli olmakla birlikte yeni kazanımlar elde etmeden kaybedilenleri tekrar istemek istemsizlik kahramanı joker eleman tarzı hayalperest ve piçsel takıntılardır. Dudaklarımızın arasında sıkışıp kalmış kelimelerde anlam bütünlüğüne varmak istememiz gayet doğal aslında. Biz dile vuramadığımız küçük haykırışlarımızın anlamını çoktan yitirdik ve arkası önü bir yol olmayan hatıraların küçük karakteri vazifesini yüklenen küçük aptallar ordusu herhangi şekilde menfaat oluşturamaz, daha anlamlısı ne kendine ne topluma ne başka bir boka yaramaz. Kurulan düzenin düz ayak parçacıkları şekline bürünmüş küçük insancıklar ne aciz yaratıklardır be! Aslında farkında olmak ve bu düzen içerisinde insancık olarak kalmak mecburi hayat felsefesi olmuştur. Çürütülmüş özgürlük tezlerimiz… Aslında biz köle olmaya köleyiz seçeneksiz, alternatifsiz, tarafsız, yansız, haklı, haksız olma olasılığımız düzenin keyfine kalmış olduğu için böyleyiz biz. Artık anlam vermek hayaları dikiş makinesinde gezdirmek gibi.

 

Yayınlayan

Kemal Samed

Deneme,şiir vesaire... Sosyal Medya; https://www.facebook.com/kemalsamed.yasa https://twitter.com/ezkiya

Bir Cevap Yazın