life___death_by_day_light-d2gat31

ÖLÜM

İçimi acıtır ölümler benim,

Hemde ne acıtmak öyle;

Kanatır kalbimi, deler geçer ruhumdan ölümler…

Derin bir suskunluğu vardır bedenimde,

Derinimde hissederim çaresizliğini de,

Evet çaresizliktir ölüm,

Tanrı’ya karşı çaresizliğimizin ta kendisi,

Acizliğimizin resmi, hatta cismidir

Haykırışların en boşunası,

Serzenişlerin en budalasıdır…

Giden gitmiş işte…

Geri döndüremez hiç kimse de

O toprağın altına girerken bile kalkıp gelecek diye

Bir umut olur insan içinde,

Yakıştıramaz insan ölümü,

Ne sevdiğine, ne nefretine

Ölüm ancak içindeki şeytana yakışır kişiye göre,

O da ölmez, öldürür zavallı bir inatla

Ölümün adı neden ölümdür acaba,

Yaşamın adı neden yaşam,

Bu soru silsilesi uzayıp gider mi bilmem,

Ama ölüm adının soğukluğunu sevmem,

Hiç sevmem…

Gidenler nereye gittiler,

Şimdi nerede bekliyorlar,

Ya da bekliyorlar mı sahiden,

Uyuyorlar mı,

Yaşıyorlar mı, ölü olarak…

Hepimizle buluşacakları günü mü bekliyorlar yatarak…

Ben gidenler için bir yer düşündüm yıllar önce,

İçimden, tüm gidenleri oraya yerleştirdim,

Şimdi hiçbirisi benimle konuşmuyor,

Ben onları göremesem de onlar beni izliyor bazen,

Topraklarının başına gittiğimde, onları gönderdiğim yeri unutarak konuşmaya çalışıyorum;

Cevap vermiyorlar bana,

Belki de o toprağın altında daha mutlular,

Belki de gidenler, gerçekten istediler gitmeyi…

 

Bir Cevap Yazın