Bbmf1f3CYAIYH1M

Derviş – Massacre Show

Artık reklamlar kadar alışkın olduğu katliam haberlerine aldırmadan zaping yapmaya devam ediyordu Vedat.
Doğu Türkistan…Afganistan…Suriye…Filistin…Mısır…
Reklamlara, magazin haberlerine, dizilere, süslü kadınlara, kaslı erkeklere karışıyordu ölü bedenler.
“Hiç bir şey yok!” dedi Vedat. Ve Afrika savanlarındaki aslanları anlatan bir belgeselinde karar kıldı.
“Acı var, çok fazla acı var.” Dedikten sonra ceylanın etinden parça koparan aslan gibi poğaçadan lokmasını kopardı Derviş.
Aslanlar sürüdeki ceylanları bir bir yakalıyorlardı.
“Evet tüm dünyadan katliam çığlıkları yükseliyor.Her yerden.”
Ağzındaki poğaçayı çayla ıslatıp yuttuktan sonra sordu Derviş.
“Afrika dahil mi?”
“Her zaman… Ne yazık ki… Zeytinli olandan versene.”
Anne aslan avını yavrularıyla paylaşıyor.
Anahtar sesini takiben kapı açıldı.Kör noktada oturan Vedat Derviş’e Derviş’te kapıya doğru baktı Cemal gelmişti.
Cemal ayakkabılarını çıkarırken kendisine bakmakta olan Dervişe itafen;
“Naber abi”
“Vedatta burada”
“Naber abiler”
İki ağız aynı anda açıldı; “İyi diyelim”
“Senden” Dedi Derviş sırf nezaketen.
“Yarınki gibi, dünle aynı yani.”
Vedat’la Derviş göz göze geldi.
“Akşam okundu mu?” diye sordu Derviş.
“Öğleden sonrasını duymadım” Dedi Cemal odasının kapısını kapamadan önce.
Vedat masadaki sigara paketine uzanırken sordu”İşe gecikmiyor musun sen?”
“İş? Ha bugün izinliyim”
“Son yedi aydır olduğu gibi…”
“Patronum iyi bir adam”
Derviş Marlboro’sından aldığı nefesi üflerken televizyonda da son dakika haberi olarak Gazze’yi gösteriyordu.Gazzeden dumanlar yükseliyordu.

Öncesi: http://www.bakbuboyle.com/arsivler/449

Sonrası: “Jack Daniel’ı bilir misin?”
“Evet tanırım kendilerini ve muhtemelen tanışıklığımızdan ötürü cehennemde yanacağım.”

Yayınlayan

Oğuz Gökberk Afşar

https://twitter.com/ouzgkaf , https://www.facebook.com/oguzgokberk.afsar Gregoryen takvimine göre yılın 276., Artık yıllara göre ise 277. gününde.3 Ekimde.1992 yılında.Ciğerlerini yakan oksijenle kendine geldi. Gayet sıradan geçen ilk 6 yılın ardından noluyoz lan demeden güzide eğitim sistemimizin mekanik darbeleriyle yıpranmaya başladı ve bu darbelerin kendini yontmamasına karşı direnmeye... Ondan geldiği haliyle kalmak için ne ise o olmak için sistemin benliğini yıpratmaması için... Böyle geçen 14 yılın ardından başladığı Karadeniz Teknik üniversitesinde hali hazırda böyle devam etmekte sonunun hayır olması umuduyla...

Bir Cevap Yazın