IMG_0056

Sahipsiz Saygınlık

Sahipsiz saygınlık. sandığından daha sadakatsiz sevgilisi. kendisini yok sayar yeryüzüne anlatırdı tüm varlığını. Karşısına çıkınca susmak tek çıkar yolu olur bağnaz bakışları dizginlerdi ruhunu bazan derdi ara sıra gözlerini kapatsa ve unutsa olsun der olmaz gitsin der kalırdı. Öl der yaşar yaşa der ölürdü, bahtsızlığın tarifsiz tanrısı uzun zaman kendisini yokluğa yuva yaptı.yolu olmayan yuvası perişan komşulukları vardı. Yaptığı hataların sayısızlığını kendince biçimsiz ve kutsal sayılardı. Yapmak istediği her ne varsa olumsuzluk pençesinde can çekişirken hiçbir zaman suçu kadere atmadı ki kader diye bir şey yoktu olamazdı, mantık tutarlarına ters gelen bu olgu dirençsiz yaratılmışların binlerce basit sığınağından biri gibi geliyordu ona. Yaşamak mantıklı olanı yapmaktan ibaret dönüşümsel bir algıydı sadece ve hiçbir zaman reenkarnasyon diye bir boku benimsemedi.Kendi harici her şey yalan ve boş düzen denen şey kural koyucuların düzüşmesinden ibaret diyordu.sevmiyor ve hiçbir zaman sevilmiyordu ahmakların anlamadıkları her işe basit bakması olması gerekenlerdendi birileri anlamalı birileri anlamamalı her ne kadar zeka düzeyi olağan üstü insanlara ihtiyaç varsa aptal ve salaklar da gerekliydi, yoksa hayat döngüsü boşa çıkardı. Büyük markalar ve büyük olan her ne varsa yok olurdu. Küçük kalitesiz yaşamlar büyük ve değerli olanların var olması için vardı. Güneşi sevemedi hiçbir zaman yağmur sevgisi gözlerine yansıdığından göz kapakları yosunlu olurdu hep. Hep derdi ki hiç olmakla piç olmak arasında hiçbir fark yoktur. Boş sayılan tüm işlerin bilge üstadı sayardı kendisini. Özlemek onunla alakası olmayan tüm insani duygulardan birisiydi duygusuzluk duygusu dayanılmaz derecede ve hissiyatsız haykırmak haddini aşalı çok olmuştu. Kalıplar ve katılıklar onunla vardı, o var oldukça olacaktı.girdiği sayısız savaştan sayısız mağlubiyet almış olması hiçbir şeyi değiştirmiyor her an savaşmaktan hiç korkmuyordu. Kaybettiği tüm maddesel varlıklar ona yepyeni ve ulaşılmaz manevi olgunluk veriyordu. Bildiği ne varsa bilmediğini savunurdu hep bunun sebebi değmez gördüğü insan görünümlü varlıklardı ve onlar için yapılacak hiçbir şey olmadığından çok emindi, bu durumdan dolaylı olarak ilk insandan son doğacak insana dek suçluydu o öyle düşünüyordu günah yağmur olarak yağarsa şemsiyesiz o yağmura maruz kalan her günahsıza günah değerdi…

Yayınlayan

Kemal Samed

Deneme,şiir vesaire... Sosyal Medya; https://www.facebook.com/kemalsamed.yasa https://twitter.com/ezkiya

Bir Cevap Yazın